Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti,Türkiye'nin en kalabalık ikinci ve dünyanın en kalabalık otuz sekizinci kentidir.Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır.Ankara1923'ten beri Türkiye'ye başkentlik etmektedir.Ankara; kedisi, keçisi, tiftiği, tavşanı, armudu, balı ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür.
Özet Bilgi
Türkiye Cumhuriyetinin Başkenti Ankara, Orta Anadolu’nun merkezi bir
noktasında kurulmuştur. Bu merkezi konumu itibariyle tarih boyunca
özellikle Selçuklular ve Osmanlılar devrinde, Ankara keçilerinin
tüylerinden yapılan sof kumaşlarının yurt dışına satılması Ankara’yı
kervansarayların güzergahı ve bir ticaret merkezi haline
getirmiştir.Ankara, Birinci Dünya Savaşı sonrası Atatürk liderliğindeki
ulusal direnişte belirgin bir konum üstlenmiş ve Ulusal Kurtuluş Savaşı
ile Türk yurdunun yabancı işgalinden kurtarılmasıyla 13 Ekim 1923′de
yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti ilan edilmiştir.
Ankara’nın en belirgin noktasında yer alan yapı, Ulu Önder Atatürk için yaptırılan ihtişamlı Anıtkabir’dir. 1953 yılında tamamlanan bu antik ve modern mimari sentezi yapı Türk mimarisinin gücünü ve zarafetini kanıtlamaktadır.
Şehrin en eski bölümleri tarihi Kaleyi çevrelemektedir. Duvarlar içinde 12. yüzyıla ait Alaaddin Cami her ne kadar Osmanlılar tarafından elden geçirilmişse de hala Selçuklu ahşap işçiliği ve sanatının güzel örneklerini sergiler. Pek çok sayıda ilginç eski Türk evi restore edilmiş ve sanat galerileri ya da geleneksel Türk mutfağından örneklerin sergilendiği lokantalar olarak yeniden hayat bulmuştur.
Hisar Kapısı’nın yakınlarında güzel bir şekilde restore edilmiş olan Bedestendeki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Paleolitik, Neolitik dönemlere ve Hatti, Hitit, Frigya, Urartu ve Roma Uygarlıklarına ait paha biçilmez eserler yer almaktadır.Kalenin dışında 13. yüzyıldan kalma Arslanhane Cami ve 14. yüzyıla ait Ahi Elvan Cami görünmeye değer eserlerdendir.Kale yakınlarında, bir Roma Tiyatrosu ve aynı bölgede 15. yüzyıldan kalma Hacı Bayram Cami ve türbesi yer almaktadır.
Selçuklu tahta kapı oymacılığının şaheserlerinin ve diğer günlük kullanım araçlarının sergilendiği Etnografya Müzesinin hemen yanında yer alan Resim ve Heykel Müzesi Türk güzel sanatlarından kesitler içerir. Ankara’daki en büyük camii olan Kocatepe cami 1976 ile 1987 arasında Osmanlı mimarisine uygun olarak inşa edilmiştir.
Ankara, seçkin bale, tiyatro, opera ve halk dansları düzenlemeleri ile hareketli bir sanatsal ve kültürel yaşama sahne olmaktadır. Şehir, özellikle dinleyici sayısı hiç düşmeyen Flarmoni Orkestrası ile ünlüdür.
Ankara’nın en belirgin noktasında yer alan yapı, Ulu Önder Atatürk için yaptırılan ihtişamlı Anıtkabir’dir. 1953 yılında tamamlanan bu antik ve modern mimari sentezi yapı Türk mimarisinin gücünü ve zarafetini kanıtlamaktadır.
Şehrin en eski bölümleri tarihi Kaleyi çevrelemektedir. Duvarlar içinde 12. yüzyıla ait Alaaddin Cami her ne kadar Osmanlılar tarafından elden geçirilmişse de hala Selçuklu ahşap işçiliği ve sanatının güzel örneklerini sergiler. Pek çok sayıda ilginç eski Türk evi restore edilmiş ve sanat galerileri ya da geleneksel Türk mutfağından örneklerin sergilendiği lokantalar olarak yeniden hayat bulmuştur.
Hisar Kapısı’nın yakınlarında güzel bir şekilde restore edilmiş olan Bedestendeki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Paleolitik, Neolitik dönemlere ve Hatti, Hitit, Frigya, Urartu ve Roma Uygarlıklarına ait paha biçilmez eserler yer almaktadır.Kalenin dışında 13. yüzyıldan kalma Arslanhane Cami ve 14. yüzyıla ait Ahi Elvan Cami görünmeye değer eserlerdendir.Kale yakınlarında, bir Roma Tiyatrosu ve aynı bölgede 15. yüzyıldan kalma Hacı Bayram Cami ve türbesi yer almaktadır.
Selçuklu tahta kapı oymacılığının şaheserlerinin ve diğer günlük kullanım araçlarının sergilendiği Etnografya Müzesinin hemen yanında yer alan Resim ve Heykel Müzesi Türk güzel sanatlarından kesitler içerir. Ankara’daki en büyük camii olan Kocatepe cami 1976 ile 1987 arasında Osmanlı mimarisine uygun olarak inşa edilmiştir.
Ankara, seçkin bale, tiyatro, opera ve halk dansları düzenlemeleri ile hareketli bir sanatsal ve kültürel yaşama sahne olmaktadır. Şehir, özellikle dinleyici sayısı hiç düşmeyen Flarmoni Orkestrası ile ünlüdür.
Gezi Rehberi
Anıtkabir
Türkiye
Cumhuriyeti’nin kurucusu, inkılâpların yaratıcısı, kahraman asker,
büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedî istirahatgâhının bulunduğu
Anıtkabir, Rasattepe’ de inşa edilmiştir. Mimarları Prof. Emin Onat ve
Doç. Orhan Arda’dır. 1944 yılında yapımına başlanan anıt, 1953′te
tamamlanmıştır. Aynı yıl Ata, Etnografya Müzesindeki geçici kabrinden
büyük bir törenle buraya nakledilmiştir. Anıtkabir kompleksi içindeki
üniteler ;İstiklâl Kulesi, Hürriyet Kulesi, Aslanlı Yol, Müdafaa-i Hukuk
Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi,
Misak-ı Milli Kulesi, İnkılâp Kulesi, Zafer Kabartmaları, Mozole – Şeref
Holüdür.
Kurtuluş Savaşı Müzesi
I.
TBMM binasında hizmet veren bir müzedir. 23 Nisan 1961'de "Türkiye
Büyük Millet Meclisi Müzesi" adıyla halkın ziyaretine açılmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun 100. yılını kutlama programı
çerçevesinde, 1981 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm
Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından restorasyon
ve teşhir-tanzim çalışmaları sonucu 23 Nisan 1981 tarihinde "Kurtuluş
Savaşı Müzesi" adıyla yeniden ziyarete açılmıştır.
Cumhuriyet Müzesi
II.
TBMM binasında hizmet veren müzedir. Müzede ilk üç Cumhurbaşkanı
dönemini yansıtan olaylar, onların kendi sözleri, fotoğrafları, bazı
özel eşyaları ile o dönemde mecliste alınan kararlar ve kanunlar
sergilenmektedir.
Atatürk Evi
Atatürk’ün
Selanik’te doğduğu evin benzeri olup, Atatürk Orman Çiftliği sınırları
içerisindedir. Üç katlıdır.Atatürk’ün 100. doğum yıldönümü nedeniyle,
Ankara Ticaret Odası aldığı bir kararla, Atatürk’ün Selanik’te doğup
büyüdüğü evin aynı plan ve ölçüler içerisinde bir benzerinin Atatürk
Orman Çiftliği sınırları içerisinde yapılmasını kararlaştırmış, 19 Mayıs
1981 günü temeli atılan bina, 10 Kasım 1981 tarihinde törenle ziyarete
açılmıştır.Mükemmel bir şekilde dizayn edilen odalardaki eşyalar,
bulunduğu dönemi en güzel şekilde yansıtmaktadır.Müze Odası içerisinde
Atatürk’ün fotoğrafları, vesika ve belgeleri dışında; takım elbiseleri,
spor gömlekleri, kasketi, yeleği, eldiveni, silindir şapkası,
ayakkabısı, kartvizit kutusu, tesbihi, masa zili, kahve fincanı ve
baston gibi bazı eşyaları sergilenmektedir.Taşlık, Kiler, Hizmetçiler
Odası, Sofa, Mutfak, Misafir Odası, Atatürk Odası, Müze Odası, Oturma ve
Yatak Odası Atatürk Evi’nin bölümlerini oluşturmaktadır.
Atatürk Orman Çiftliği
Atatürk
Orman Çiftliği Müdürlüğü özkaynakları ile yaptırılan "Gazi Orman
Çiftliği Parkı"Ata'nın vasiyeti doğrultusunda halkımızın hizmetine
sunulmuştur. Atatürk'ün 1937 yılında çiftliklerinin ulusa devri hakkında
yazdığı feragat mektubunda belirttiği üzere, "çiftliklerin yerine göre
araziyi ıslah ve tanzim etmek, muhitlerini güzelleştirmek, halka
gezecek, eğlenecek ve dinlenecek sıhhi yerler temin eylemek hususu''
vazifeleri arasında yer alan Atatürk Orman Çiftliği , Çiftlik Müdürlüğü
tarafından 6 dönümlük alanın rehabilite edilmesiyle kurulmuştur. Parkta,
çocuk oyun alanları, oturma alanları, dişbudak, akçaağaç, meşe,
karaçam, sedir gibi ağaçlar yer alıyor. Parkta, 500 adet gülün bulunduğu
gül bahçesi, havuz, mevsim çiçeklerinden yapılan peyzajlar da
bulunuyor.Ayrıca Hayvanat Bahçeside Atatürk Orman Çiftliğinde
bulunmaktadır.
Gordion Müzesi
1963
yılında bugün Yassıhöyük olarak tanınan 500 nüfuslu küçük bir köyün
yanında kuruldu. Bugün Gordion Müzesi’nde kronolojik bir sergileme
sunulmakta, her dönem karakteristik örneklerle temsil edilmektedir. Üç
vitrinde Eski Tunç Devri eserleri, bunu takiben Kral Midas ile son bulan
Erken Frig Dönemine ait eserler yer almaktadır. Bu eserler içinde Erken
Demir Çağı’na ait el yapımı çanak-çömlekler, Erken Frig Çağına ait
demir aletler, tekstil üretim aletleri sergilenmektedir. Yeni sergi
salonunda panoramik vitrin içinde M.Ö. 700 yıllarına tarihlenen tahrip
katına ait tipik bir yapı sergilenmektedir. Yeni salonun geri kalan
kısmında M.Ö. 6- M.S. 4. yüzyıla ait ithal edilmiş Yunan seramiği,
Helenistik Çağ ve Roma Dönemine ait malzemeler sergilenmektedir. Son
bölümde ziyaretçiler Gordion’da ele geçen mühür ve sikke örneklerini
izleme imkanı bulacaklardır.
Roma Tiyatrosu
Ankara'nın
Ulus Semtinde Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer almaktadır.
Antik yazarların Ankara hakkında verdikleri bilgiler arasında tiyatrodan
hiç söz edilmemesine karşılık, Ankara'da bulunan bazı yazıtlarda
dolaylı olarak bahsedilmektedir. Ayrıca Roma Hamamı’nda korunan bir
heykel kaidesi üzerinde yer alan yazıt, Dionysos şenlikleri hakkında bir
kararnameyi içermektedir. Yazıt, Ulpis Aelius Pompeianus'un Agonluğu
sırasında çıkarılan bir kararnamedir ve üzerinde tiyatronun belli bir
yerine konulduğu yazılıdır. Buna göre Ankara'da bir tiyatro yapısının
bulunduğu açıkça belli olmaktadır. Ancak 1982 yılına kadar nerede olduğu
bilinmiyordu. 1982 yılında bir inşaatın temel kazısı sırasında bulunan
arkeolojik veriler neticesinde 1982-1986 yılları arasında yapılan
kazılarda tiyatro tamamen açığa çıkarılmıştır.Bir çok tiyatroda olduğu
gibi yerli kayanın oyulması ve doldurulması ile elde edilen oturma
sıraları moloz taş - harç dolgusuyla oluşturulmuştur. Orkestraya girişi
sağlayan doğu ve batıda iki tane parados (yan giriş) yer almaktadır.
Skene (sahne) binası orkestraya beş kapı ile açılmaktadır.
Ulus
Meydanı'ndan Yıldırım Beyazit Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde
yer alır, 3. yüzyılda Septimius Severus'un oğlu Roma İmparatoru
Caracalla tarafından Sağlık Tanrısı Asklepios adına yapılmıştır Bugün
Roma Hamamı olarak adlandırılan bu platformun bir höyük olduğu, en üstte
Roma Çağı (Kısmen Bizans ve Selçuk katları), onun altında Frig Devri
yerleşmesinin kalıntıları tespit edilmiştir.Höyük altında kalan taş
kalıntılar çok iyi bir şekilde korunduğundan yapının planı
anlaşılabilecek durumdadır. Buna göre yapının bir taşra kenti hamamından
çok İmparatorluk standartlarına göre yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ankara Kalesi
Asırlardır
kentin bekçiliğini yapan Ankara Kalesi kentin sembolü olmuştur. Ankara
Kalesi’nin tarihi, kentin tarihi kadar eskidir. Yapılış tarihi kesin
olarak bilinmemekle beraber ilk kez Romalılar tarafından yapıldığı fikri
yaygındır. Selçuklular tarafından onartılıp genişletilmiştir. Kurulduğu
tepe yanında akan (Hatip Çayı) Bentderesinden 110 metre yüksektedir.
Kale, iç ve dış kale olmak üzere iki kısımdır. Yirmiden fazla kulesi
vardır. Dış kale eski Ankara şehrini yürek biçiminde çevirir. Dört katlı
olan iç kale kısmen Ankara taşından kısmen de toplama (spoliyen)
taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı olup, birisi dış kapı,
diğeri hisar kapı adını taşır. İç kaledeki kulelerin yüksekliği 14 ile
16 m. arasında değişmektedir. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara’sının
XVII. yüzyıldan itibaren ayakta kalmış bir çok Ankara evi bulunmaktadır.
Tarihi
yapıları, köklü geçmişi ile bugünlere gelen Anadolu Medeniyetleri
Müzesi 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre'nin Lozan kentinde 68 müze
arasında birinci seçilerek "Avrupa'da Yılın Müzesi" ünvanını elde
etmiştir. Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri
arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, Anadolu arkeolojik
eserleri Paleolitik çağdan başlayarak günümüze kadar, kronolojik bir
sırayla sergilenmektedir.
Müze
Kurtuluş Savaşı'nda cuma namazlarının kılındığı eski adı Namazgâh
Tepesi olan yerde kuruldu.Önceleri Arkeoloji Müzesi olarak kullanılması
düşünülmüş, sonra Resim Heykel Müzesi olmasına karar verilmiş, açılış
töreninden sonra bugünkü işlevine kavuşmuştur. Türk sanatının Selçuklu
Devrinden zamanımıza kadar devam eden örneklerinin sergilendiği bir
müzedir. Anadolu’nun çeşitli yörelerinden derlenmiş halk
giysileri,Türklere özgü teknik malzeme ve desenlerle dokunmuş halı ve
kilim koleksiyonu gibi çeşitli tarihi koleksiyonlar sergilenmektedir.
Beypazarı,
İç Anadolu Bölgesi'nde Ankara'ya bağlı bir ilçedir. Ankara'nın 98 km.
batısında, denizden ortalama 700 m. yüksekliktedir. Beypazarı
ziyaretçilerine günlerini eğlenceli ve dolu geçirmeleri için birçok
fırsat sunar; güneşli ve güzel bir günde İnözü Vadisi’nde yürüyüş
yapmak, Hıdırlık Tepesi’nden manzarayı seyre dalıp huzur bulmak,
yöredeki insanlarla samimi ve içten sohbetler kurmak bunlardan
birkaçıdır. Ama en çok da mis gibi yemekleri ve çok çeşitli yöresel
mutfağı için ziyaret edilmelidir. Beypazarı’nda sarma dolma, ev
baklavası ve kurutulmuş gıdalar (sarımsak, domates, erik, biber gibi)
dışında tarhana, cevizli sucuk, erişte ve cimcik de oldukça meşhur.
Gezinize eşlik etmesi ve bol bol A vitamini depolamak için havuç suyu
içmeyi ihmal etmeyin. Beypazarı Türkiye’nin yüzde 50-60’lık havuç
üretimini yaptığından burada neredeyse her mevsim havuç olur. Her yılın
haziran ayının ilk haftasında “Havuç Festivali” düzenlenir ve festivale
birçok yerli ve yabancı turist katılır.
Ankara’nın
25 kilometre güneybatısında ve Konya Yolu üzerinde olan Mogan Gölü’nün
kıyısında plaj ve gazinoların yanı sıra restoran ve kahveler vardır.
Sıcak yaz aylarında deniz özlemini bir parça da olsa gideren bir gezi ve
mesire yeridir. Kıyısında bir yüzme havuzu olan göl, kayık gezileri
için elverişlidir. Ayrıca gölbaşına bağlı Eymir Gölü ve çevresinde de
birçok tesis bulunmaktadır. Mogan ve Eymir gölleri eşsiz güzelliklere
sahip doğasıyla görülmesi gereken yerler arasındadır.
Ankara'nın
kuzeyinde yer alan bir ilçedir. Kızılcahamam, Çubuk, Kazan, Ayaş,
Güdül, Çamlıdere ilçeleri ile Bolu ve Çankırı illeri arasında kalır.
Köroğlu Dağları ilçenin en önemli dağı, Sakarya Irmağı'nın kollarından
biri olan Kirmir Çayı da ilçedeki en önemli akarsudur. Ankara'ya içme
suyu sağlayan Kurtboğazı, Eğrekkaya ve Akyar Barajları Kızılcahamam
Belediyesi sınırları içerisinde kalır. İlçe merkezinde yeteri miktarda
düzlük alan bulunmadığından dolayı çok sıkışık bir yerleşim mevcuttur.
Buna rağmen ilçe merkezleri dağ yamaçlarına doğru sürekli genişleme
eğilimindedir. Roma döneminden beri kullanıldığı bilinen Kızılcahamam
kaplıcaları Türkiye çapında ün kazanmıştır. Kızılcahamam genellikle
Soğuksu Milli Parkı, kaplıcaları, otelleri, maden suları, tarihi yerleri
ve festivalleri ile tanınır ve şifa merkezidir. Termal suları pek çok
hastalığa iyi gelmektedir. Ankara'ya yakınlığı nedeniyle özellikle hafta
sonları çok sayıda günübirlikçi turist ağırlar. İlçe içindeki çok
sayıdaki lokantalar Ankara'dan gelen misafirlere ve kaplıca
ziyaretçilerine hizmet verir. Pazar günleri kurulan köylü pazarlarında
civar köylerden gelen köylüler, getirdikleri yöresel ve doğal ürünlerini
satarlar. Son yıllarda yapılan büyük oteller kongre ve toplantılara ev
sahipliği yapmakta, bu yolla ilçe turizmine büyük katkılar
sağlamaktadırlar.
İnözü
Vadisi, yaklaşık 100 km Ankara'nın kuzeybatısında Beypazarı ilçesinde
iki dağ arasındaki çukurca arazidir. Beypazarı ilçeside yaklaşık 700
metre irtifa'da yer almaktadır ve Seben, Kıbrıscık, Nallıhan,
Mihalıçcık, Polatlı, Güdül ve Çamlıdere ilçeleri ile çevrilidir.Vadinin,
doğu ve batı yamaçları çok dik ve kayalıktır. Vadi meyva bahçeleri,
kavak tarlaları, fundalıklar her iki tarafında uçurum ve sarp kayalardan
oluşur ve buradan Beypazarı - Kıbrıscık karayolu geçer. Bu kayalıklarda
birçok mağara bulunmaktadır. Vadi Beypazarı kentsel bölgeye ulaşır,
burada doğu ve batı yamaçları çok sarp ve kayalıktır. Bu bölümde vadi
tabanı çok dar olup, şehir merkezine doğru genişler
Diğer Bilgiler
Tarih
Orta Anadolu’nun kalbinde, Türkiye Devletine başkentlik yapan Ankara, yeni kurulmuş cumhuriyetin yeni hükümetine ev sahipliği yapma görevine cumhuriyetin kurucusu Atatürk tarafından layık görülmüştür.
Ankara ve çevresinin tarihi Bronz çağındaki Hatti Uygarlığına kadar gider. İsa’dan önce ikinci bin yılda Hititler bölgenin hakimi durumuna gelmiş ve onları sırası ile Frigyalılar, Lidyalılar ve Persler izlemiştir. İsa’dan önce üçüncü yüzyılda, bir Kelt ırkı olan Galatlar Ankara’yı başkent yapmıştır.
İlin tarihteki ismi “Ankyra”dır. Galatlar Ankara’yı ilk defa başkent olarak kullanmışlardır. Hitit döneminin küçük bir şehri olduğu bilinmekle birlikte, bu yörede bu döneme ait herhangi bir eser bulunmamıştır. Frig çağından sonra şehir sırasıyla Pers, Büyük İskender, Galat dönemlerini yaşamıştır. M.Ö. 25 yılında İmparator Augustus şehri Galatia krallığıyla beraber Roma imparatorluğuna bağlamıştır.
VII. ve VIII. yüzyıllarda İslamiyetin doğuşuyla birlikte şehir Pers ve Arap akımlarına maruz kalmıştır.871-893 tarihleri arasında birkaç kez el değiştirir. 1127′de şehir kesin olarak Türk hakimiyetine girer ve adı “Engüriye” olur. 1402′de Yıldırım Bayazid ve Timurlenk arasındaki Ankara Savaşında şehir kısa bir süre Moğol hakimiyetinde kalır. Ancak 1414′de kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girer.
Kurtuluş savaşı sırasında 1920′de Ankara merkez üs olarak seçilir ve 1923′te Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından coğrafi, stratejik, siyasi ve Kurtuluş Savaşındaki merkez üs özellikleri nedeniyle başkent ilan edilir. O günlerde Avrupa’dan şehir mimarları getirilerek bugünkü modern Ankara’nın temelleri atılır.
Coğrafya
Ankara, doğuda Kırşehir ve Kırıkkale; batıda Eskişehir; kuzeyde Çankırı; kuzeybatıda Bolu ve güneyde Konya ve Aksaray illeri ile çevrilidir.Ankara, Orta Anadolu’nun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Bu bölgede orman alanları ile step ve bozkır alanlarını bir arada görmek mümkündür.Akarsu boylarında sıralar halinde görülen iğde, söğüt ve kavak ağaçları step içerisinde yer alır. Ankara çevresinde plato üzerinde yükselen münferit dağlar ile kuzeydeki dağlık sahada ise yağışlardaki artış yüzünden orman örtüsü kendini belli etmeye başlar.
Güneyde İç Anadolu ikliminin bariz özellikleri olan step iklimi, kuzeyde ise Karadeniz ikliminin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir. Kara ikliminin hüküm sürdüğü bu bölgede kış sıcaklıkları düşük, yaz ise sıcak geçer.Ankara'nın ilçeleri; Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle, Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı ve Şereflikoçhisar’ dır.
Akyurt : Kent merkezine 33 km. uzaklıktadır. İlçeye bağlı Balıkhisar Köyüne 1 km uzaklıkta, M.Ö. 3000 yılı ortalarından itibaren yerleşime sahne olmuş, Eski Tunç Çağına ve sonrasına ait büyük bir höyük bulunmuştur.
Altındağ : Kent merkezine 1 km. uzaklıkta, Selçuklular , Osmanlılar ve daha eski medeniyetleri kapsayan ilçede; Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Julianus Sütunu, Roma Hamamı, Cumhuriyet Anıtı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi ve Cumhuriyet Müzesi bulunmaktadır. Ayrıca Karacabey, Ahi Şerafettin, Hacı Bayram Veli Efendi, Karyağdı, Gülbaba ve İzzettin Baba Türbeleri ile Hacı Bayram, Aslanhane, Ahi Elvan, Alaaddin, Zincirli ve Kurşunlu camileri de ilçe sınırları içerisindedir.
Ayaş : Kent merkezine 58 km. uzaklıktaki Ayaş İlçesi kaplıcaları ile ünlüdür. Karakaya Kaplıcası ile 23 km. batısındaki Ayaş içmelerinin mineralli ve radyoaktifli suların sağlık açısından önemli bir zenginlik kaynağıdır. Karadere Bağlan, Ova Bağları, Arıklar Bağları, Kirazdibi Bağları ilçenin diğer tabiat varlıklarıdır.
Bala : Ankara’nın güneyinde yer alan Bala ilçesi sınırlarındaki, ilçeye 35 km uzaklıktaki Beynam Ormanları Balâ ilçesinin olduğu kadar Ankara’nın da önemli mesire yerlerindendir. Burası genellikle çam ormanlarıyla kaplıdır.
Beypazarı : Ankara’ya 99 km. mesafede olan Beypazarı ilçesinin tarihi Hitit ve Friglere kadar uzanmaktadır.
Çamlıdere : Ankara’nın kuzeybatısında yer alan Çamlıdere ilçesinin şehir merkezinden uzaklığı 108 km. dir. İlçede Selçuklu dönemine ait Peçenek Beldesinde bir Camii bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Bizans dönemine ait mezar ve yerleşim yerleri kalıntılarına da rastlanılmaktadır.
Çankaya : Çankaya İlçesi, şehir merkezine 9 km. uzaklıktadır. Ankara’nın önemli ilçelerinden olan Çankaya İlçesi, ili merkezine yakın pek çok semti içine alır. Atatürk Orman Çiftliği, Eymir Gölü, Elmadağ Kayak Tesisleri, Ahlatlıbel Spor ve Eğlence Merkezi ilçe sınırlarındadır.
Anıtkabir, Atatürk Müzesi, Atatürk Anıtı (Zafer Anıtı-Sıhhiye), MTA Genel Müdürlüğü Tabiat Tarihi Müzesi, Güvenlik Anıtı, Etnografya Atatürk Anıtı, Doğa Tarihi Müzesi, ODTÜ Arkeoloji Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Sergi Salonu, Anıt Park, Botanik Bahçesi, Abdi İpekçi Parkı, Güven Park, Kurtuluş Parkı, Kuğulu Park, Milli Egemenlik Parkı, Ahmet Arif Parkı, 100. Yıl Kapalı Yüzme Havuzu, Belediye Buz Paten Sahası gibi spor alanları, Oyuncak Müzesi (Cebeci-Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi), Hitit Anıtı, Atakule, TBMM ilçenin başlıca turistik yerlerindendir.
Çubuk : Çubuk, Ankara şehir merkezine 39 km uzaklıktadır. Aktepe'de bulunan bir kale harabesi ve Karadana Köyünde Oyulu Kaya Mezarı Hitit kalıntılarıdır.Çubuk II. Barajı drenaj alanında bulunan ormanlık ile Karagöl mevkiinde bulunan ormanlık alanlar önemli mesire yerleridir.
Elmadağ : Kent merkezine 41 km. uzaklığındadır. Kökü Selçuklulara kadar uzanan halıcılık, el dokuması, kilim, heybe ve çantalar kültür zenginliklerini günümüze kadar getirmiştir.
Etimesgut : Etimesgut ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 20 km.dir. Gazi Tren istasyonu ve Atatürk’ün İstanbul’a gidiş gelişlerinde uğurlandığı Etimesgut Tren İstasyonu tarihi yapı özellikleriyle dikkat çekicidir. Etimesgut’a adını veren Ahi Mes’ud, Ahi Elvan gibi Türk büyüklerinden, Ahi Elvan Hazretlerinin Türbesi Elvanköy’de Elvanköy Cami avlusunda bulunmaktadır.
Evren : İl merkezine 178 km. uzaklığındadır. Çevrede rastlanan höyük ve kilise, kale kalıntıları bu yörenin İslamiyetten çok önceleri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. İlçe sınırları içerisinde Evren-Sarıyahşi yolu üzerinde Evren'e 2 km. uzaklıkta bir höyükte bin yıla ait seramik kalıntılarına rastlanmıştır. Çatalpınar Köyünün 2 km güneybatısında bulunan Sığırcık Kalesi Geç Bizans ve Osmanlı Dönemine aittir.
Gölbaşı : Ankara’ya 20 Km.uzaklıktaki Gölbaşı ve çevresi Ankara’nın mesire, sayfiye, turizm ve sanayi bölgesi durumundadır. Mogan ve Eymir Gölleri, doğal güzelliği, temiz havası ve balık üretimi ile ilçeye turistik bir değer kazandırmaktadır.İlçe sınırlarında, İncek, Hacılar ve Tulumtaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe Mevkiinde yer alan Tulumtaş Mağarasında görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır.
Haymana :Kent merkezine uzaklığı 73 km. olan Haymana kaplıcalarıyla dünyaca ünlüdür. Kaplıcaların tarihi Hititlere kadar uzanmaktadır. Hititlerden sonra Romalılar devrinde kaplıca tesisleri yeniden onarılmış, ayrıca kaplıcanın 1-1.5 km doğusunda halen harabeleri bulunan bir şehir kurularak, bu bölge bir su tedavi merkezi haline getirilmiştir.
Kalecik : Kent merkezine 71 km. uzaklıktaki Kalecik ve civarının ilk defa M.Ö. 3500-4000 yıllarında erken Kalkolitik Devirde iskan edilmiş olduğu tahmin edilmektedir. Hasbey, Saray, Tabakhane Camileri, Kazancıbaba, Alişoğlu Türbesi ile Kızılırmak üzerindeki Develioğlu Köprüsü ve Kalecik Kalesi belli başlı tarihi eserleridir.
Kazan : Kazan'ın şehir merkezinden uzaklığı 45 km.dir. İlçenin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Yapılan kazılar sonucu çıkan birçok tarihi eser, çok değişik medeniyetler zamanında ilçe ve köylerinde yerleşim olduğunu göstermektedir.
Keçiören : Keçiören ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 3 km. dir. Ankara’nın Merkez ilçelerinden biridir. Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşına hazırlandığı ve karargah olarak kullandığı Ankara Eski Tarım Okulu bugün müze olarak Keçiören sınırları içerisindedir.
Kızılcahamam : İl merkezine 83 km. uzaklıkta bulunan Kızılcahamam Ankara’nın en yoğun orman örtüsüne sahip olan yerleşim yeridir. Maden suyu bakımından oldukça zengin olan Kızılcahamam’a 16 km uzaklıktaki Şey Hamamı Kaplıcası ülkenin önemli kaplıcaları arasındadır.
Mamak : Mamak ilçesinin şehir merkezine uzaklıgı 7 km. dir. İlçede kültür hizmetlerini yerine getirmek için şimdiki Belediye Başkanlık Binası'nın yer aldığı Konservatuar Binası bulunmaktadır. Ayrıca 75. Yıl Cumhuriyet Anfi Tiyatrosu, kültürel faaliyet varlıklarından sayılabilir.Tabiat varlıkları olarak Hatip Çayı, Bayındır Barajı ve önemli 4 mesire yerlerindendir.
Nallıhan : Nallıhan’ın şehir merkezine uzaklığı 161 km.dir.İlçe merkezi 1599′da Vezir Nasuhpaşa’ nın burada bir han yaptırmasıyla teşekkül etmiş, adını bu Han’dan almıştır. Halen çatısı yıkık olan Han ile birlikte cami ve hamam da yapılmıştır. İlçede, Uluhan (Köstebek) Köyünde 17. yüzyılda inşa edilmiş olan Uluhan Cami de diğer önemli bir eserdir.
Polatlı : Polatlı ilçesinin şehir merkezine uzaklığı 78 km. dir. Bugünkü Polatlı’nın 20 m. kuzeybatısına düşen Yassıhöyük Köyü ve çevresi bölgede gerçek bir tarih başlangıcı sayılabilir. Bu çevrede 86 adet tümülüs ve kral mezarları ve kalıntıları ilçe merkezinde de tümülüs ve şehir kalıntıları bulunmaktadır.
Şereflikoçhisar : Şehir merkezine 148 km. uzaklıktadır. İlçede, Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü bulunmaktadır. Kuzeyinde bulunan Hirfanlı Baraj Gölünde balıkçılık yapılmaktadır. Tuz Gölü, Kurşunlu Camii, Koçhisar Kalesi ve Parlasan Kalesi, ilçenin tarihi ve turistik zenginliklerini oluşturur.
Yenimahalle : Yenimahalle’nin şehir merkezine uzaklığı 5 km. dir. Kent Merkezinde yeralan Yenimahalle’nin tarihini vurgulayan eserler arasında Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından 1222 yılında eski Bağdat Ticaret yolunun geçtiği Ankara Çayı üzerinde yaptırılan Akköprü sayılabilir. Tarihi özelliğini hala korumakta olan Köprü, 4 büyük, 3 küçük olmak üzere 7 kemerden oluşmuştur.
Gezilecek Yerler
Sulu Han: Hacı Doğan Mahallesi Tekneciler Sokağı ile Sulu Han Sokağı arasında bulunmaktadır. 1685 tarihinde Şeyhülislâm Cevvar Zade Mehmet Emin Bey tarafından Zincirli Camiye vakıf olarak yaptırılmış olduğu ileri sürülen Sulu Hana Hasan Paşa Hanı da denilmektedir. Fakat 1141 tarihli vakfiyede, Hanın Abdülkerimzade Mehmet Emin Bey tarafından vakfedildiği kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Gölbaşı: Ankara’nın 25 kilometre güneybatısında ve Konya Yolu üzerinde olan Mogan Gölü’nün kıyısında plaj ve gazinoların yanı sıra restoran ve kahveler vardır. Sıcak yaz aylarında deniz özlemini bir parça da olsa gideren bir gezi ve mesire yeridir. Kıyısında bir yüzme havuzu olan göl, kayık gezileri için elverişlidir. Ulaşım, belediye otobüsü ile sağlanmaktadır.
Atakule: Atakule, varlığı ile modern Ankara görünümüne önemli bir katkıda bulunmaktadır. Yüksekliği 125 metre olan kulenin tepe rakımı 118.2 metredir.
Sanat, Kültür ve Eğlence
Ankara siyasal açıdan olduğu gibi kültürel ve sanatsal açıdan da Türkiye’nin başkenti durumundadır. Devlet Tiyatroları, özel ve amatör tiyatrolar, Devlet Opera ve Balesi, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, çok sayıda resim galerisi, amatör müzik grupları, kültür merkezleri başkentlilerin yararlandıkları etkinliklerdir.Türkiye Cumhuriyeti’nin yarım yüzyılı aşan Devlet Tiyatrosu, Ankara’da en güzel oyunları sergilemekle kalmamış, bilinçli ve son derece ince zevkli bir tiyatro seyircisi de yetiştirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 40 yılı aşan balesi Ankara’da filizlenmiştir. Bu sanat dalı da, tıpkı tiyatro gibi seyircisini de birlikte yaratmış ve geliştirmiştir. Her yıl ekim ayında perdelerini açan tiyatro, opera ve bale sahneleri mayıs sonuna kadar yerli ve yabancı eserlerin seçkin örneklerini sunar. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası da konserleri ile Ankara kültür sanat yaşamına renk katar.1988′de başlayan “Ankara Uluslararası Film Festivali”, 1984′ten bu yana süregelen ”Uluslararası Ankara Sanat Festivali”, Ankara’da yapılan önemli etkinliklerdendir. Ayrıca, Ankara Uluslararası Çizgi Film Festivali, Ankara Uluslararası Müzik Festivali ve Asya – Avrupa Sanat Bienali ilgi çekici sanatsal etkinliklerdir.
Sportif Etkinlikler
Kış Sporları: Ankara’ya 26 Km. uzaklıktaki Elmadağ Kayak Merkezinde , kar kalınlığı 30-40 cm’ yi bulan kış aylarında kayak yapma imkanı mevcuttur. Elmadağ Kayak Merkezinde bulunan tesisler hizmet vermektedir. Ayrıca, Ankara’da biri kurtuluş Parkı içinde, diğeri Bahçelievler son durakta olmak üzere iki adet buz pateni sahası bulunmaktadır.
Hava Sporları: Gölbaşı, Ankara’daki Hava sporlarının yapıldığı alanlardan biridir.
Avcılık: Ankara İli, çok çeşitli av hayvanları barındırmaktadır. Bunların başında, keklik, çil keklik, tavşan yaban ördekleri ve yaban kazları gelmektedir. Nallıhan, Beypazarı, Kızılcahamam , Çamlıdere, Çubuk ve Güdül ilçeleri ormanlık alanlarında ayı, vaşak, yaban domuzu, geyik bulunmaktadır.
Olta Balıkçılığı: Ankara İl sınırı dahilinde yapılmakta olan balıkçılık akarsu, göl, baraj gölü ve gölet balıkçılığı olmak üzere dört grupta toplanabilir.Akarsu balıkçılığı, Kızılırmak, Sakarya nehirleri ile bunların kolları ve Kirmir Çayında yapılmaktadır. Göl balıkçılığı, Mogan Gölü, Eymir Gölü ve Karagöl’ de yapılmaktadır. Baraj gölü balıkçılığı, Ankara çevresinde bulunan çeşitli baraj göllerinde yapılmaktadır.
Ne Yenir?
Eski Ankara mutfağı evin en büyük kısmını meydana getirir. Bir tarafta ocak ve tandır, bir tarafta kışlık erzakın muhafaza edildiği kiler bulunurdu. Ankara yemekleri oldukça çeşitlidir. Çorbalar; aş, dutmaç, keşkek, miyane, sütlü, tarhana ve toyga çorbaları, et yemekleri; Ankara tavası, alabörtme, calla, çoban kavuması, ilişkik, kapama, orman kebabı, patlıcanlı et, sızgıç, siyel, siper, pilavlar; bici, bulgur pilavı, oğmaç aşı, pıt pıt pilavı, dolmalar; efelek dolması, mantı, şirden dolması (humbar), yalancı dolma, börekler- çörekler; alt-üst böreği, ay böreği, bohça, entekke böreği, hamman, kaha, kol böreği, papaç, Pazar böreği, tandır böreği ve yalkı yemeklerden bazılarıdır.
Orta Anadolu’nun kalbinde, Türkiye Devletine başkentlik yapan Ankara, yeni kurulmuş cumhuriyetin yeni hükümetine ev sahipliği yapma görevine cumhuriyetin kurucusu Atatürk tarafından layık görülmüştür.
Ankara ve çevresinin tarihi Bronz çağındaki Hatti Uygarlığına kadar gider. İsa’dan önce ikinci bin yılda Hititler bölgenin hakimi durumuna gelmiş ve onları sırası ile Frigyalılar, Lidyalılar ve Persler izlemiştir. İsa’dan önce üçüncü yüzyılda, bir Kelt ırkı olan Galatlar Ankara’yı başkent yapmıştır.
İlin tarihteki ismi “Ankyra”dır. Galatlar Ankara’yı ilk defa başkent olarak kullanmışlardır. Hitit döneminin küçük bir şehri olduğu bilinmekle birlikte, bu yörede bu döneme ait herhangi bir eser bulunmamıştır. Frig çağından sonra şehir sırasıyla Pers, Büyük İskender, Galat dönemlerini yaşamıştır. M.Ö. 25 yılında İmparator Augustus şehri Galatia krallığıyla beraber Roma imparatorluğuna bağlamıştır.
VII. ve VIII. yüzyıllarda İslamiyetin doğuşuyla birlikte şehir Pers ve Arap akımlarına maruz kalmıştır.871-893 tarihleri arasında birkaç kez el değiştirir. 1127′de şehir kesin olarak Türk hakimiyetine girer ve adı “Engüriye” olur. 1402′de Yıldırım Bayazid ve Timurlenk arasındaki Ankara Savaşında şehir kısa bir süre Moğol hakimiyetinde kalır. Ancak 1414′de kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girer.
Kurtuluş savaşı sırasında 1920′de Ankara merkez üs olarak seçilir ve 1923′te Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından coğrafi, stratejik, siyasi ve Kurtuluş Savaşındaki merkez üs özellikleri nedeniyle başkent ilan edilir. O günlerde Avrupa’dan şehir mimarları getirilerek bugünkü modern Ankara’nın temelleri atılır.
Coğrafya
Ankara, doğuda Kırşehir ve Kırıkkale; batıda Eskişehir; kuzeyde Çankırı; kuzeybatıda Bolu ve güneyde Konya ve Aksaray illeri ile çevrilidir.Ankara, Orta Anadolu’nun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Bu bölgede orman alanları ile step ve bozkır alanlarını bir arada görmek mümkündür.Akarsu boylarında sıralar halinde görülen iğde, söğüt ve kavak ağaçları step içerisinde yer alır. Ankara çevresinde plato üzerinde yükselen münferit dağlar ile kuzeydeki dağlık sahada ise yağışlardaki artış yüzünden orman örtüsü kendini belli etmeye başlar.
Güneyde İç Anadolu ikliminin bariz özellikleri olan step iklimi, kuzeyde ise Karadeniz ikliminin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir. Kara ikliminin hüküm sürdüğü bu bölgede kış sıcaklıkları düşük, yaz ise sıcak geçer.Ankara'nın ilçeleri; Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle, Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı ve Şereflikoçhisar’ dır.
Akyurt : Kent merkezine 33 km. uzaklıktadır. İlçeye bağlı Balıkhisar Köyüne 1 km uzaklıkta, M.Ö. 3000 yılı ortalarından itibaren yerleşime sahne olmuş, Eski Tunç Çağına ve sonrasına ait büyük bir höyük bulunmuştur.
Altındağ : Kent merkezine 1 km. uzaklıkta, Selçuklular , Osmanlılar ve daha eski medeniyetleri kapsayan ilçede; Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Julianus Sütunu, Roma Hamamı, Cumhuriyet Anıtı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi ve Cumhuriyet Müzesi bulunmaktadır. Ayrıca Karacabey, Ahi Şerafettin, Hacı Bayram Veli Efendi, Karyağdı, Gülbaba ve İzzettin Baba Türbeleri ile Hacı Bayram, Aslanhane, Ahi Elvan, Alaaddin, Zincirli ve Kurşunlu camileri de ilçe sınırları içerisindedir.
Ayaş : Kent merkezine 58 km. uzaklıktaki Ayaş İlçesi kaplıcaları ile ünlüdür. Karakaya Kaplıcası ile 23 km. batısındaki Ayaş içmelerinin mineralli ve radyoaktifli suların sağlık açısından önemli bir zenginlik kaynağıdır. Karadere Bağlan, Ova Bağları, Arıklar Bağları, Kirazdibi Bağları ilçenin diğer tabiat varlıklarıdır.
Bala : Ankara’nın güneyinde yer alan Bala ilçesi sınırlarındaki, ilçeye 35 km uzaklıktaki Beynam Ormanları Balâ ilçesinin olduğu kadar Ankara’nın da önemli mesire yerlerindendir. Burası genellikle çam ormanlarıyla kaplıdır.
Beypazarı : Ankara’ya 99 km. mesafede olan Beypazarı ilçesinin tarihi Hitit ve Friglere kadar uzanmaktadır.
Çamlıdere : Ankara’nın kuzeybatısında yer alan Çamlıdere ilçesinin şehir merkezinden uzaklığı 108 km. dir. İlçede Selçuklu dönemine ait Peçenek Beldesinde bir Camii bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Bizans dönemine ait mezar ve yerleşim yerleri kalıntılarına da rastlanılmaktadır.
Çankaya : Çankaya İlçesi, şehir merkezine 9 km. uzaklıktadır. Ankara’nın önemli ilçelerinden olan Çankaya İlçesi, ili merkezine yakın pek çok semti içine alır. Atatürk Orman Çiftliği, Eymir Gölü, Elmadağ Kayak Tesisleri, Ahlatlıbel Spor ve Eğlence Merkezi ilçe sınırlarındadır.
Anıtkabir, Atatürk Müzesi, Atatürk Anıtı (Zafer Anıtı-Sıhhiye), MTA Genel Müdürlüğü Tabiat Tarihi Müzesi, Güvenlik Anıtı, Etnografya Atatürk Anıtı, Doğa Tarihi Müzesi, ODTÜ Arkeoloji Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Sergi Salonu, Anıt Park, Botanik Bahçesi, Abdi İpekçi Parkı, Güven Park, Kurtuluş Parkı, Kuğulu Park, Milli Egemenlik Parkı, Ahmet Arif Parkı, 100. Yıl Kapalı Yüzme Havuzu, Belediye Buz Paten Sahası gibi spor alanları, Oyuncak Müzesi (Cebeci-Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi), Hitit Anıtı, Atakule, TBMM ilçenin başlıca turistik yerlerindendir.
Çubuk : Çubuk, Ankara şehir merkezine 39 km uzaklıktadır. Aktepe'de bulunan bir kale harabesi ve Karadana Köyünde Oyulu Kaya Mezarı Hitit kalıntılarıdır.Çubuk II. Barajı drenaj alanında bulunan ormanlık ile Karagöl mevkiinde bulunan ormanlık alanlar önemli mesire yerleridir.
Elmadağ : Kent merkezine 41 km. uzaklığındadır. Kökü Selçuklulara kadar uzanan halıcılık, el dokuması, kilim, heybe ve çantalar kültür zenginliklerini günümüze kadar getirmiştir.
Etimesgut : Etimesgut ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 20 km.dir. Gazi Tren istasyonu ve Atatürk’ün İstanbul’a gidiş gelişlerinde uğurlandığı Etimesgut Tren İstasyonu tarihi yapı özellikleriyle dikkat çekicidir. Etimesgut’a adını veren Ahi Mes’ud, Ahi Elvan gibi Türk büyüklerinden, Ahi Elvan Hazretlerinin Türbesi Elvanköy’de Elvanköy Cami avlusunda bulunmaktadır.
Evren : İl merkezine 178 km. uzaklığındadır. Çevrede rastlanan höyük ve kilise, kale kalıntıları bu yörenin İslamiyetten çok önceleri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. İlçe sınırları içerisinde Evren-Sarıyahşi yolu üzerinde Evren'e 2 km. uzaklıkta bir höyükte bin yıla ait seramik kalıntılarına rastlanmıştır. Çatalpınar Köyünün 2 km güneybatısında bulunan Sığırcık Kalesi Geç Bizans ve Osmanlı Dönemine aittir.
Gölbaşı : Ankara’ya 20 Km.uzaklıktaki Gölbaşı ve çevresi Ankara’nın mesire, sayfiye, turizm ve sanayi bölgesi durumundadır. Mogan ve Eymir Gölleri, doğal güzelliği, temiz havası ve balık üretimi ile ilçeye turistik bir değer kazandırmaktadır.İlçe sınırlarında, İncek, Hacılar ve Tulumtaş köyleri arasındaki Karayatak Tepe Mevkiinde yer alan Tulumtaş Mağarasında görülmeye değer dikit, sarkıt ve sütunlar bulunmaktadır.
Haymana :Kent merkezine uzaklığı 73 km. olan Haymana kaplıcalarıyla dünyaca ünlüdür. Kaplıcaların tarihi Hititlere kadar uzanmaktadır. Hititlerden sonra Romalılar devrinde kaplıca tesisleri yeniden onarılmış, ayrıca kaplıcanın 1-1.5 km doğusunda halen harabeleri bulunan bir şehir kurularak, bu bölge bir su tedavi merkezi haline getirilmiştir.
Kalecik : Kent merkezine 71 km. uzaklıktaki Kalecik ve civarının ilk defa M.Ö. 3500-4000 yıllarında erken Kalkolitik Devirde iskan edilmiş olduğu tahmin edilmektedir. Hasbey, Saray, Tabakhane Camileri, Kazancıbaba, Alişoğlu Türbesi ile Kızılırmak üzerindeki Develioğlu Köprüsü ve Kalecik Kalesi belli başlı tarihi eserleridir.
Kazan : Kazan'ın şehir merkezinden uzaklığı 45 km.dir. İlçenin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Yapılan kazılar sonucu çıkan birçok tarihi eser, çok değişik medeniyetler zamanında ilçe ve köylerinde yerleşim olduğunu göstermektedir.
Keçiören : Keçiören ilçesinin Ankara şehir merkezine uzaklığı 3 km. dir. Ankara’nın Merkez ilçelerinden biridir. Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşına hazırlandığı ve karargah olarak kullandığı Ankara Eski Tarım Okulu bugün müze olarak Keçiören sınırları içerisindedir.
Kızılcahamam : İl merkezine 83 km. uzaklıkta bulunan Kızılcahamam Ankara’nın en yoğun orman örtüsüne sahip olan yerleşim yeridir. Maden suyu bakımından oldukça zengin olan Kızılcahamam’a 16 km uzaklıktaki Şey Hamamı Kaplıcası ülkenin önemli kaplıcaları arasındadır.
Mamak : Mamak ilçesinin şehir merkezine uzaklıgı 7 km. dir. İlçede kültür hizmetlerini yerine getirmek için şimdiki Belediye Başkanlık Binası'nın yer aldığı Konservatuar Binası bulunmaktadır. Ayrıca 75. Yıl Cumhuriyet Anfi Tiyatrosu, kültürel faaliyet varlıklarından sayılabilir.Tabiat varlıkları olarak Hatip Çayı, Bayındır Barajı ve önemli 4 mesire yerlerindendir.
Nallıhan : Nallıhan’ın şehir merkezine uzaklığı 161 km.dir.İlçe merkezi 1599′da Vezir Nasuhpaşa’ nın burada bir han yaptırmasıyla teşekkül etmiş, adını bu Han’dan almıştır. Halen çatısı yıkık olan Han ile birlikte cami ve hamam da yapılmıştır. İlçede, Uluhan (Köstebek) Köyünde 17. yüzyılda inşa edilmiş olan Uluhan Cami de diğer önemli bir eserdir.
Polatlı : Polatlı ilçesinin şehir merkezine uzaklığı 78 km. dir. Bugünkü Polatlı’nın 20 m. kuzeybatısına düşen Yassıhöyük Köyü ve çevresi bölgede gerçek bir tarih başlangıcı sayılabilir. Bu çevrede 86 adet tümülüs ve kral mezarları ve kalıntıları ilçe merkezinde de tümülüs ve şehir kalıntıları bulunmaktadır.
Şereflikoçhisar : Şehir merkezine 148 km. uzaklıktadır. İlçede, Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü bulunmaktadır. Kuzeyinde bulunan Hirfanlı Baraj Gölünde balıkçılık yapılmaktadır. Tuz Gölü, Kurşunlu Camii, Koçhisar Kalesi ve Parlasan Kalesi, ilçenin tarihi ve turistik zenginliklerini oluşturur.
Yenimahalle : Yenimahalle’nin şehir merkezine uzaklığı 5 km. dir. Kent Merkezinde yeralan Yenimahalle’nin tarihini vurgulayan eserler arasında Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından 1222 yılında eski Bağdat Ticaret yolunun geçtiği Ankara Çayı üzerinde yaptırılan Akköprü sayılabilir. Tarihi özelliğini hala korumakta olan Köprü, 4 büyük, 3 küçük olmak üzere 7 kemerden oluşmuştur.
Gezilecek Yerler
Sulu Han: Hacı Doğan Mahallesi Tekneciler Sokağı ile Sulu Han Sokağı arasında bulunmaktadır. 1685 tarihinde Şeyhülislâm Cevvar Zade Mehmet Emin Bey tarafından Zincirli Camiye vakıf olarak yaptırılmış olduğu ileri sürülen Sulu Hana Hasan Paşa Hanı da denilmektedir. Fakat 1141 tarihli vakfiyede, Hanın Abdülkerimzade Mehmet Emin Bey tarafından vakfedildiği kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Gölbaşı: Ankara’nın 25 kilometre güneybatısında ve Konya Yolu üzerinde olan Mogan Gölü’nün kıyısında plaj ve gazinoların yanı sıra restoran ve kahveler vardır. Sıcak yaz aylarında deniz özlemini bir parça da olsa gideren bir gezi ve mesire yeridir. Kıyısında bir yüzme havuzu olan göl, kayık gezileri için elverişlidir. Ulaşım, belediye otobüsü ile sağlanmaktadır.
Atakule: Atakule, varlığı ile modern Ankara görünümüne önemli bir katkıda bulunmaktadır. Yüksekliği 125 metre olan kulenin tepe rakımı 118.2 metredir.
Sanat, Kültür ve Eğlence
Ankara siyasal açıdan olduğu gibi kültürel ve sanatsal açıdan da Türkiye’nin başkenti durumundadır. Devlet Tiyatroları, özel ve amatör tiyatrolar, Devlet Opera ve Balesi, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, çok sayıda resim galerisi, amatör müzik grupları, kültür merkezleri başkentlilerin yararlandıkları etkinliklerdir.Türkiye Cumhuriyeti’nin yarım yüzyılı aşan Devlet Tiyatrosu, Ankara’da en güzel oyunları sergilemekle kalmamış, bilinçli ve son derece ince zevkli bir tiyatro seyircisi de yetiştirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 40 yılı aşan balesi Ankara’da filizlenmiştir. Bu sanat dalı da, tıpkı tiyatro gibi seyircisini de birlikte yaratmış ve geliştirmiştir. Her yıl ekim ayında perdelerini açan tiyatro, opera ve bale sahneleri mayıs sonuna kadar yerli ve yabancı eserlerin seçkin örneklerini sunar. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası da konserleri ile Ankara kültür sanat yaşamına renk katar.1988′de başlayan “Ankara Uluslararası Film Festivali”, 1984′ten bu yana süregelen ”Uluslararası Ankara Sanat Festivali”, Ankara’da yapılan önemli etkinliklerdendir. Ayrıca, Ankara Uluslararası Çizgi Film Festivali, Ankara Uluslararası Müzik Festivali ve Asya – Avrupa Sanat Bienali ilgi çekici sanatsal etkinliklerdir.
Sportif Etkinlikler
Kış Sporları: Ankara’ya 26 Km. uzaklıktaki Elmadağ Kayak Merkezinde , kar kalınlığı 30-40 cm’ yi bulan kış aylarında kayak yapma imkanı mevcuttur. Elmadağ Kayak Merkezinde bulunan tesisler hizmet vermektedir. Ayrıca, Ankara’da biri kurtuluş Parkı içinde, diğeri Bahçelievler son durakta olmak üzere iki adet buz pateni sahası bulunmaktadır.
Hava Sporları: Gölbaşı, Ankara’daki Hava sporlarının yapıldığı alanlardan biridir.
Avcılık: Ankara İli, çok çeşitli av hayvanları barındırmaktadır. Bunların başında, keklik, çil keklik, tavşan yaban ördekleri ve yaban kazları gelmektedir. Nallıhan, Beypazarı, Kızılcahamam , Çamlıdere, Çubuk ve Güdül ilçeleri ormanlık alanlarında ayı, vaşak, yaban domuzu, geyik bulunmaktadır.
Olta Balıkçılığı: Ankara İl sınırı dahilinde yapılmakta olan balıkçılık akarsu, göl, baraj gölü ve gölet balıkçılığı olmak üzere dört grupta toplanabilir.Akarsu balıkçılığı, Kızılırmak, Sakarya nehirleri ile bunların kolları ve Kirmir Çayında yapılmaktadır. Göl balıkçılığı, Mogan Gölü, Eymir Gölü ve Karagöl’ de yapılmaktadır. Baraj gölü balıkçılığı, Ankara çevresinde bulunan çeşitli baraj göllerinde yapılmaktadır.
Ne Yenir?
Eski Ankara mutfağı evin en büyük kısmını meydana getirir. Bir tarafta ocak ve tandır, bir tarafta kışlık erzakın muhafaza edildiği kiler bulunurdu. Ankara yemekleri oldukça çeşitlidir. Çorbalar; aş, dutmaç, keşkek, miyane, sütlü, tarhana ve toyga çorbaları, et yemekleri; Ankara tavası, alabörtme, calla, çoban kavuması, ilişkik, kapama, orman kebabı, patlıcanlı et, sızgıç, siyel, siper, pilavlar; bici, bulgur pilavı, oğmaç aşı, pıt pıt pilavı, dolmalar; efelek dolması, mantı, şirden dolması (humbar), yalancı dolma, börekler- çörekler; alt-üst böreği, ay böreği, bohça, entekke böreği, hamman, kaha, kol böreği, papaç, Pazar böreği, tandır böreği ve yalkı yemeklerden bazılarıdır.















0 yorum:
Yorum Gönder